MESELE BTC
MESELÂ BTC

Ethereum ve Akıllı Kontratlar

Akıllı Kontratlar

Ofistesiniz, karnınız acıktı. Dışarı çıkıp markete gidecek zamanınız yok. “Alt katta bir otomat var, oradan bir bisküvi alayım açlığımı bastırsın. Şurada bir yerde bir kaç bozuk para olacaktı” Gittiniz, parayı otomata attınız, otomat da size istediğiniz bisküviyi attı. Tebrikler! Bir Akıllı Kontrat işlemi gerçekleştirdiniz!

Şaka değil, gerçekten de belki de bir yerde kulağınıza çalınan “Akıllı Kontrat” aslında tam bu. Akıllı denmesinden dolayı çok karmaşık ya da derin bir kavram bekliyorsunuz ama öyle değil. Tam tersine… Akıllı Kontrat ile bahsedilen, önceden kuralları konmuş, iki tarafın bu kurallara bağlı olarak anlaştıkları koşulların gerçekleşmesi durumunda kendi kendine yürürlüğe giren işlem. Yukarıdaki örnekte, siz biliyorsunuz ki, makineye para attığınızda bisküvi alacaksınız. Makine de benzer şekilde programlanmış ve içine para atılıp seçim yapıldığında otomatik olarak o işlemi gerçekleştiriyor.

Neden akıllı kontrat deniyor o halde? Şu nedenle: İki kişi herhangi bir şekilde aralarında ‘normal’ bir kontrat yaptığında taraflardan biri “yok efendim, şöyle böyle oldu da ben vazgeçtim” gibisinden bir bahane altına saklanıp sözünü yerine getirmeyebilir. Ondan sonra araya girsin avukatlar, gerekirse yargı ve işin içinden çıkmaya çalışsınlar.

Akıllı kontratın asıl gücü işte burada ortaya çıkıyor. Akıllı kontrat öyle çok karmaşık kurallar vesaire öngörmüyor, tam tersine oldukça basit. Ama akıllı kontratın asıl gücü, karşı tarafın işlemi yapacağına emin olmamızdan kaynaklanıyor. Zira koşullar otomatik olarak bir yazılım içinde olduğu için, o koşul gerçekleştiği anda, iki taraf için de belirlenen sonuç ne ise, o otomatik olarak gerçekleşiyor.

Bakın Bitcoin ya da diğer Blockchain bazlı teknolojilerde bahsettiğimiz “güven” konusuna yine geldik. Önceki yazılarda bu yeni sistemler sayesinde, ‘güven eksikliğinin neden olduğu merkezi bir otorite ya da aracıya duyulan ihtiyaca’ artık gerek kalmadığını yazmıştık. Akıllı kontratlar ile de ikili ilişkilerde karşı tarafın sözünü yerine getireceğine dair duymamız güven ihtiyacı ortadan kalkıyor.

Ethereum ve Akıllı Kontratlar

Yeni moda: “Akıllı Kontratlar”

Aslında akıllı kontratlar uzun zamandır bilinen bir kavram — aynı otomatların uzun süredir hayatımızda olması gibi. Şu anda en bilinen KriptoPara Bitcoin de, örneğin Script adı verilen bir akıllı kontrat diline sahip. Ancak bir önceki yazımızdan hatırlayabileceğiniz gibi, daha çok dijital olarak bir varlığın bir taraftan diğerine transferinde kullanılan Bitcoin ve geliştiricileri sadece Bitcoin’in dijital para özelliğine odaklanmayı tercih etmişlerdi. Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin ise Blockchain sistemlerini sadece para değil daha pekçok fonksiyon için kullanmak istiyordu. Bu fonksiyonlar, dijital bir varlığın bir kişiden diğerine aktarımından tutun, her tür dijital hizmetin değişik yerlerdeki bilgisayarlar aracılığıyla verilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazedeler. Bu tip bilgisayarlar arasında verilecek hizmetler ve bu hizmetler karşılığında bir ödeme yapılabilmesi için bu makinelerin ortak kabul ettikleri bir kurallar bütünü ve sözleşme olması gerekiyordu. İşte, Ethereum bu tip değişik makineler arasında yapılacak işlemler ve bu işlemlerin bağlı olacağı akıllı kontratlar için bir altyapı platformu olarak ortaya çıktı.

Birbirinden uzak ve bağımsız makinelerin kendilerinden uzak olarak verilen işi yapmaları sayesinde Ethereum dünyanın en büyük bilgisayarını insanların emrine veriyor. Yazılımcılar, bu dünyanın en büyük dağılmış bilgisayarı üzerinde çalışacak programlar yazabilecekler. Makineler bu işlemi yaptıklarında ise karşılık olarak ether denen para birimini alıyorlar — buna yakıt da deniyor. Yazılımcılar da sistemi kullandıkça ether ödüyorlar. Bir nevi yazılımcıları basit ve verimli kod yazmaya iten bir sistem, zira ne kadar verimli olursanız sisteme o kadar az para ödeyeceksiniz. Ethereum üzerine kurulmuş olan yüzlerce yazılım var. Aynı Apple’ın işletim sistemi üzerine Apple Store’dan satın aldığınız App’lar gibi… Bunlara kısaca dApps deniyor. Pek çoğu henüz sahneye çıkmak için hazır değiller. Ama Türkiye’de ve dünyada Blockchain üzerine kurulan girişimlerin büyük çoğunluğunun Ethereum altyapısını kullandığını söylemek mümkün.

Bir yandan da şunu belirtmekte fayda var: Bitcoin genel olarak insanlar arasında parasal bir değerin transferi için kullanılırken, Ethereum bilgisayarlar ve kişiler arasında bilginin ve hizmetlerin gönderilebilmesi amacıyla kurulmuş. Dolayısıyla, “Bitcoin için bir KriptoPara demek doğru iken Ethereum için bir KriptoEmtia demek daha doğru olacak” der Chris Bunske CryptoVarlıklar (CryptoAssets) adlı kitabında. Bu da oldukça önemli bir ayrım ve şu aralarda da özellikle ABD’de zihinleri meşgul eden konulardan biri. Zira, bir KriptoVarlık’ın para ya da emtia olarak değerlendirilmesi pekçok alanda örneğin vergilendirmede büyük farklılıklar yaratıyor.

Sonuç