MESELE BTC
MESELÂ BTC

Risksiz Yatırım Aracı Nedir

Risksiz Yatırım Aracı

Durumu ilk önce kredi riski açısından değerlendirelim.

Bir yatırımcı herhangi bir yatırım aracına yatırım yaptığında ve vadesine kadar elinde tuttuğunda ana parasını, faiz tutarını veya varsa ara dönemlerdeki kupon ödemelerini tamamen sorunsuz olarak tahsil edebilmesi o yatırım aracından dolayı hiç bir kredi riskine maruz kalmadığını gösterir.

Bu anlamda hangi yatırım araçları risksiz yatırım araçlarıdır sorusu gündeme gelir. Normalde merkez bankalarının para yaratma yetkileri ve olanakları olduğuna göre herhangi bir para birimi için o para birimini yaratma yetkisine sahip olan merkez bankasının borçlanma faiz oranları veya eğer finansal piyasalarda işlem gören borçlanma amaçlı menkul kıymetleri varsa o menkul kıymetlerin risksiz yatırım araçları olarak düşünülmeleri gerektiğidir.

Burada şuna dikkat etmek yerinde olur. Eğer birden fazla ülke bir araya gelerek ortak bir para birimi kullanmaya karar vermişler ve ortak bir merkez bankası kurumuşlarsa (örneğin Avro Bölgesi ülkelerinin Euro kullanmaları ve bu amaçla Avrupa Merkez Bankası'nı oluşturmaları) o bankaya borç vermenin kredi riski olmadığı kabul edilir. Para birliğini oluşturan ülkeler kendi merkez bankalarına sahip olmaya devam edebilirler (örneğin Alman Merkez Banaksı, Fransa Merkez Bankası, Yunanistan Merkez Bankası, vb.). Bu durumda bu ülke merkez bankaları para yaratma fonksiyonlarından vazgeçtikleri için bu merkez bankalarına borç verme işlemlerinin her ne kadar Basel kriterlerine göre yeri geldiğinde sayılmasa bile kredi riskleri vardır.

Başka bir örnek olarak Latin Amerika ülkesi olan Ekvador'un merkez bankasını verebiliriz. Ekvador hiç bir para birliğinin üyesi olmasa bile resmi para birimi olarak başka bir merkez bankasının yaratmış olduğu para birimini, Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) yaratmış olduğu ABD Doları'nı resmi para birimi olarak kullanmaktadır. Bu durumda bu ülke için eğer bir merkez bankası ile yapılan işlem risksiz bir yatırım olarak kabul edilecekse, o işlem sadece FED'le yapılan borç verme işlemi olacaktır. Ekvador örneğini aynı şekilde resmi para birimi olarak Euro'yu kullanan Kosova için de kullanabiliriz.

Yukarıdaki ifadelerin yanında, para yaratma yetkisine sahip olan bir merkez bankası her vadede işlem yapmıyor olabilir. Merkez bankalarının yapmış olduğu işlemlerin büyük çoğunluğu para politikası araçları grubundan olan açık piyasa işlemleridir (APİ). Örneğin Türkiye'de risksiz yatırım aracı dendiğinde TCMB'nin APİ vadelerine bakılabilir. TCMB Kanunu'na göre APİ vadeleri 91 günden fazla olamaz. Demek ki 91 günden fazla vadeli olarak TCMB'ye hiç bir yatırımcı borç veremez. Yatırımcı daha kısa vadeye baksa bile bu metnin yazıldığı an itibariyle TCMB, kendi işletmiş olduğu TCMB Interbank Para Piyasası'nda sadece gecelik vadede borç almaktadır. Günlük olarak yapmış olduğu haftalık vadeli repo ihalelerinde ise bu metnin yazıldığı an itibariyle para politikası faiz oranı olarak ilan etmiş olduğu faiz oranından bankalara borç vermektedir. Bu durumda gecelik vade dışında TCMB'ye borç verme imkanı yoktur.

Merkez bankalarının ihraç etmiş olduğu menkul kıymetlere örnek olarak TCMB'nin 2007 yılında ihraç etmiş olduğu likidite senetleri gösterilebilir. Bu senetler aynen hazine bonosu veya bono özelliklerine sahip olan bir sabit getirili menkul kıymet türüdür. Vadeleri en fazla 91 gün olabilir. İkincil finansal piyasada işlem görebilirler. Bu yüzden günlük piyasa getirileri arz ve talebe bağlı olarak oluşabilir.

Merkez bankaları ile yapılan işlemlerin risksiz yatırım aracı olarak ele alınmasındaki diğer bir zorluk, merkez bankalarıyla genellikle sadece başta bankalar olmak üzere finansal aracıların işlem yapmalarıdır. Bu durumda diğer yatırımcıların merkez bankalarıyla işlem yapmalarına imkan yoktur.

Merkez bankalarına kendi para birimleri dışından başka bir para biriminde borç vermenin bir kredi riski taşıdığı unutulmamalıdır.

Bu durumda geriye hemen her tür yatırımcının kolaylıkla yatırım yapabileceği ancak para yaratma yetkileri olmadığı için aslında pratik olarak kredi riskine tabii olabilecek, ancak finans teorisinde ise bu tür riske sahip olmadığı kabul edilen ilgili para birimindeki hazine bonoları ve devlet tahvilleri risksiz yatırım araçları olarak kabul edilirler.

Aynı zamanda bu tür sabit getirili menkul kıymetleri her türlü yatırımcının gerek birincil finansal piyasalarda (örneğin Türkiye'de Hazine'nin düzenlemiş olduğu ihalelerde) ve/veya ikincil finansal piyasalarda alma imkanı vardır.

Hazine bonoları ve devlet tahvillerinin risksiz yatırım aracı olarak kabul edilebilmeleri için gereken bir şart ilgili menkul kıymetlerin o ülkenin yerel para biriminden ihraç edilmiş olmalarıdır. Bu durumda örneğin T.C. Hazinesi'nce ihraç edilen ABD Doları cinsinden bir Eurobond risksiz yatırım aracı sayılamaz.

Bu yaklaşımda ilave edilmesi gereken bir nokta vardır. Eğer bir para birliği (Avro Bölgesi) söz konusuysa ya da para birliği olmasa bile başka bir ülkenin para birimi resmi para birimi (Ekvador ve Kosova gibi) olduğunda hangi hazine bonoları ve devlet tahvilleri risksiz yatırım araçları olarak değerlendirileceklerdir?

Bu soruya Ekvador örneğinden yola çıkarsak Amerikan hazine bonoları ve devlet tahvilleri diye cevap verebiliriz. Para birliği söz konusuysa aynı para birimini kullanan birden fazla merkezi hükümetin ihraç etmiş olduğu hazine bonoları ve devlet tahvilleri vardır. Bu durumda finansal piyasalarda işlem yapanlar genel eğilimleriyle hangi hazine bonoları ve devlet tahvillerinin risksiz yatırım araçları olarak kabul edileceğini belirlerler. Örneğin Euro'nun işlem görmeye başlamasından bu metnin yazıldığı ana kadar Alman hazine bonoları ve devlet tahvilleri Euro cinsinden risksiz yatırım araçları olarak kabul edilmektedir.

1989'da Berlin Duvarı'nın çöküşünden beri sermaye hareketlerinde görülen hızlı serbestleşme bugün yatırımcıların bir çoğuna sadece bulundukları yerlerde değil küresel düzeyde yatırım yapmalarına imkan vermektedir. Birden fazla para birimi dikkate alındığında acaba birden fazla risksiz yatırım aracı yerine tek bir risksiz yatırım aracı grubu düşünülebilir mi?

Bu soruya verilebilecek bir cevap bugüne kadarki uygulamalar bakmaktır. Global düzeyde yatırımcıların geneli tarafından bir numara olarak risksiz yatırım araçları olarak kabul edilenler halihazırda Amerikan hazine bonoları ve devlet tahvilleridir. Özellikle 2007-09 ve sonrasında yaşanan Avro Bölgesi krizi ile zaman zaman yaşanan küresel resesyon beklentilerindeki artış yatırımcıların çoğunun bu sabit getirili menkul kıymetleri güvenli liman olarak algılamalarına yol açmıştır ve halen böyle algılaya devam ettiklerini de göstermektedir.

Diğer bir cevap ise her yatırımcı kendi performansını hangi para biriminden değerlendirdiğine göre değişir. Örneğin performansını Pound olarak değerlendiren bir yatırımcı için bu sorunun cevabı B. Krallık'ın ihraç etmiş olduğu hazine bonoları ve devlet tahvilleri olacaktır.

Risksiz yatırım araçlarından elde edilen getiriye risksiz getiri oranı denir ve elde edilmesine vadede kesin gözüyle bakılır. Risksiz getiri oranları diğer yatırım araçları ile finansal işlemlerin beklenen getiri oranları ile faiz oranlarını etkilerler.

Risksiz yatırım aracını faiz oranı riski açısından da değerlendirdiğimizde bu yatırım araçlarının beklenen getirisinin kesin olması için vadesine kadar tutulması gerekmektedir. Risksiz yatırım aracı sabit getirili bir menkul kıymetse vadesinden önce satıldığında satıldığı zamandaki piyasa getiri oranına bağlı olarak fiyatı değişebilir. Eğer satış sırasında piyasa getiri oranı yükselmişse risksiz yatırım aracının birim fiyatı düşeceğinden başlangıçta belli olan ve risksiz olarak kabul edilen getiri oranından daha düşük bir getiri elde edilebilir.

Bu yüzden vadesine kadar tutulmayacak şekilde alınan risksiz yatırım araçları riskli yatırım aracına dönmüş olurlar.

Risksiz getiri oranı kavramı özellikle riskli yatırım araçlarının fiyatlanması veya beklenen getirilerinin ne olması gerektiğini ölçme amacını güden finansal varlık fiyatlama modeli (FVFM - CAPM) gibi modellerde çok kullanılmaktadır.