MESELE BTC
MESELÂ BTC

Sabit Döviz Kur Rejimi

Sabit Döviz Kur Rejimi

Sabit kur rejimlerinde yerel paranın değeri bir döviz cinsine ya da birden fazla oluşan dövizin bileşiminden oluşan bir sepet değer bağlı olarak belirlenmeye çalışılır.

Sabit kur rejimleri de esnek olmayan çıpa ve yumuşak çıpa olmak üzere ikiye ayrılır.

Esnek olmayan çıpa rejimlerine para kurulu, tam dolarizasyon ve para bölgeleri rejimleri örnek olarak verilebilir.

Para kurulu genellikle merkez bankası olmayan küçük ülkelerde görülmektedir. Ancak geçmişte merkez bankası olan ülkelerde de uygulanmıştır. Para kurulu uygulamasında belirlenmiş esnek olmayan sabit bir kur vardır. Merkez bankasının da bulunduğu ülkelerde para kurulu rejimi uygulanıyorsa, bu takdirde merkez bankasının görevi sabit bir kurdan döviz almak ve satmaktır. Bu metinin yazıldığı an itibariyle para kurulu uygulamasına sahip olan ülkelere Hong Kong, Bulgaristan ve Bosna Hersek verilebilir. İlki Hong Kong Doları'nın değerini ABD Doları'na, diğer ülke para birimlerinin değerleri de Euro'ya sabitlenmişlerdir. Geçmişte Arjantin para kurulu uygulamasında bulunmuştur. Türkiye'de de 2000 yılının başından 2001 krizine kadar para kurulu aşağıda denilen yumuşak çıpa uygulamasıyla karma bir şekilde uygulanmıştır.

Tam dolarizasyon rejimi uygulayan ülkeler kendi para birimlerini kullanmak yerine başka bir döviz cinsini resmi para birimi olarak kullanırlar.

Para bölgesi (örneğin Avro Bölgesi) rejiminde üye ülkeler kendi para birimlerinden vazgeçerek ortak bir para birimini (örneğin Euro) resmi para birimleri olarak kullanırlar.

Yumuşak çıpa rejimlerine de örnek olarak sürüklenen çıpa, yatay bantlar ve sürüklenen yatay bant uygulamaları verilebilir.

Yumuşak çıpa uygulamasında kurların belirli bir süre boyunca aşağı veya yukarı doğru değişmesine izin verilmektedir. Örneğin 2000 yılının başından 2001 krizine kadar Türk Lirası'nın değerinin yarısı ABD Doları yarısı da Euro'dan oluşan bir döviz sepetine karşı günlük önceden ilan edilen devalüasyonla belirlendiği bir kur rejimi uygulanmıştır.

Yatay banda önceden ilan edilmiş alt ve üst seviyeler vardır. Kurların bu seviyeler arasında dalgalanmasına izin verilir. Ancak bu seviyelerin herhangi birine gelindiğinde merkez bankası aktif bir şekilde müdahale ederek kurun tekrar bandın içine girmesini sağlamaya çalışır. Bu uygulamaya örnek olarak geçmişteki Brettton Woods sistemi gösterilebilir.

Sürüklenen yatay bant uygulamasında bantlar zamanla paralel olarak aşağı veya yukarı doğru hareket edebilir ya da bantların aralığı zamanla değişebilir. Eğer Türkiye 2000 yılında uygulamış olduğu Uluslararası Para Fonu (IMF) destekli istikrar politikası uygulamasını başarılı bir şekilde devam ettirebilseydi döviz kur rejimi bir süre sonra sürüklenen çıpa uygulamasından sürüklenen yatay bant uygulamasına geçecekti.

Sabit kur rejimi uygulamasının belirli avantajları ve dezavantajları vardır. Eğer bir ülkenin resmi döviz rezervleri güçlüyse o ülke ekonomik amaçlarını gerçekleştirmek için bu rejimi başarıyla uygulayabilir. Örneğin kendisine ihracatta avantaj sağlamak isteyen, döviz kurları ile enflasyon arasında kuvvetli bir ilişki olduğunda enflasyonu düşürmek isteyen ve / veya sermaye hareketlerini kendisine çekmek isteyen bir ülke sabit kur rejimi uygulayabilir.

Yerel paranın değeri olması gerekenden daha değersiz veya daha değerli olarak belirlenebilir. Yerel paranın olması gerekenden daha değersiz belirlenmesi cari dengeye katkı sağlama amacını güder. Örneğin Çin bu politikayı geçmişte uygulamıştır.

Yerel paranın değeri olması gerekenden daha değerli belirlenmişse, ithalat göreceli olarak ucuz kalacağından enflasyonun düşmesi üzerinde etkili olabilir. Ayrıca ülkeye yabancı sermaye girişi sağlanabilir.

Ülkeye sermaye geldikçe ve yerel paraya çevrildikçe piyasada yerel para likiditesinin artması ile ekonomi büyüme hızlanabilir.

Ancak sabit kur rejimini sürdürmek için (özellikle yerel paranın değerinin olması gerekenin üstünde olması durumunda) resmi döviz rezervlerinin güçlü olması gerekmektedir. Dövize talep arttığında ve yerel para üzerinde değer kaybı baskısı oluştuğunda merkez bankasının piyasaya döviz satarak müdahale etmesi döviz rezervlerinin erimesine sebep olabilir. Ayrıca merkez bankasının döviz satması piyasada yerel para cinsinden likiditenin azalmasına neden olduğundan ekonomik büyüme olumsuz etkilenebilir.

Değerli sabit kur uygulaması cari açığın artmasına neden olabilir. Özellikle cari açığın ağırlıklı olarak sıcak para denilen sermaye hareketleriyle finanse edilmesi durumunda kırılganlık artar ve ekonomik ve finansal krizlere sebep olabilir.

Sabit kuru rejimi uygulayan ülkelerin çoğu geçmişte yaşadıkları krizler nedeniyle dalgalı kur rejimine geçmişler veya geçmek zorunda kalmışlardır. Örneğin Türkiye 2001 yılında dalgalı kur rejimine geçmek zorunda kalmıştır.

Sabit kur rejimi uygulaması daha çok sermaye kontrollerinin yürürlükte olduğu ülkelerde görülmektedir.