Vitalik Buterin Öğrencilik hayatı

Öğrencilik hayatı

Vitalik’i kripto para dünyasına götüren belki de hayatında yeni bir tutku arayışıydı. Bitcoin’i ilk olarak, 2013 yılında kendi yazılım girişimine sahip olan babasından duydu. Hemen orada ilgilenmedi. Hatta gerçek değeri olmadığı için, kripto paraların er ya da geç başarısız olacağını düşünmüştü. Ancak daha sonra birkaç kere daha duyunca, bu konuda ilgisi uyanmaya başladı. Kendi de dediği gibi, birşey kulağınıza iki kere gelirse, biraz vakit ayırıp daha fazlasını öğrenmek iyi bir fikir olabilir.

Daha o zamandan, Vitalik hükümet mevzuatlarını ve şirket kontrollerini saf kötülük olarak görüyordu. Doğal olarak, Bitcoin’in ademi merkezi ve kontrol edilemez doğası ilgisini çekti. O zamandan beri iyi ve kötü anlayışı değişmiş olsa da, Vitalik hala güçlünün elinde fazla güç olduğuna inanıyor.

Buterin sonuç olarak çeşitli Bitcoin forumlarında zaman geçirmeye ve ağı araştırmaya başladı. Başlangıçta ilgisini çeken tamamen ağın kripto para elementi olsa da, toplulukla iç içe olmaya başladıkça Bitcoin’in arkasındaki teknolojinin sınırsız potansiyelini fark etmeye başladı.

Bu yeni ve deneyimsel ekonomiye resmi olarak katılmak istedi ancak ne coin madenciliğine yetecek güçte bir bilgisayarı, ne de satın alacak parası vardı. O da çeşitli forumlarda iş karşılığı Bitcoin ile ödeme yapan yerler aradı ve bir blog için makale yazmaya başladığında, yazı başına ortalama 5 Bitcoin kazanıyordu.

Forumda yaptığı işler ve yazılarıyla, Vitalik Bitcoin ile ilgili daha da tecrübelenmeye ve sonuç olarak toplulukta da tanınmaya başladı. Aynı zamanda, kripto paranın tüm farklı ekonomik, teknolojik ve politik yönlerine de bakıyordu. Makaleleri Romanya’dan bir Bitcoin tutkunu olan Mihai Alisie’nin dikkatini çekti ve ikisinin karşılıklı yazışmaları sonucu 2011’de birlikte Bitcoin Magazine’i kurdular. Buterin dergide baş yazar rolünü üstlenirken aynı zamanda kriptograf Ian Goldberg için de yarı zamanlı araştırma asistanı olarak çalışıyordu. Tüm bunlara ek, aynı anda Vitalik Waterloo Üniversitesinde beş ileri seviye ders alıyordu.

Mayıs 2013’te, Bitcoin Magazine’in temsilcisi olarak San Jose, Kaliforniya’daki bir Bitcoin konferansına katıldı. İlk defa burada Buterin kripto para çevresindeki topluluğun ne kadar canlı olduğunu gördü ve bu da onu projenin gerçekten uğraşmaya değer olduğuna ikna etti. Senenin ilerleyen zamanlarında, Vitalik üniversiteyi bıraktı ve biriktirdiği Bitcoin’leri kullanarak dünyayı gezip Bitcoin ağının kapasitesini arttırıp, daha büyük, daha yetkin bir versiyonuna yükseltmek isteyen insanlarla tanıştı.


Seyahatleri sırasında Bitcoin ile ilgili çeşitli projeler gördü; New Hampshire ve Berlin’de Bitcoin ile ödeme alan dükkan ve restoranlardan, dünya çapındaki Bitcoin ATM’leri ve çeşitli küçük topluluklara. Ancak tüm bunlar çoğunlukla Bitcoin’in para olarak işlevini arttırmak ve tanıtmak içindi.

Ekim 2013’te İsrail'i ziyaret etti ve ‘CovertsCoins’ ve ‘MasterCoin’ projelerinin arkasındaki insanlarla tanıştı. Bu projeler blockchain’in çeşitli diğer uygulamalardaki kullanımını deniyordu; Bitcoin üzerinden token oluşturma, kullanıcıların finansal sözleşmeler kullanmasını sağlama ve benzeri. Her ne kadar Bitcoin’in blockchain’ini kullansalar da, Bitcoin işlemlerine yeni özellikler ekliyorlardı.

Projelerin kullandığı protokollere baktıktan sonra, Vitalik bu protokollerin yaptığını tüm işlevselliği bir tam Turing program diliyle değiştirerek genelleştirebileceğini fark etti. Bilgisayar biliminde, tam Turing programlama dili, herhangi bir problemi uygun algoritma ve gerekli hafıza ve süre verildiği takdirde bilgisayarın çözebilmesini sağlar. Başlangıçta bu fikrini mevcut projelere sundu ancak herkes ona ilginç bir fikir olsa da, böyle büyük bir proje için doğru zaman olmadığını söyledi. O da bu işi kendi yapmaya karar verdi.